Blog

Kendimi Hatırlamak İçin Başladım.....
Ben kokuları üretmiyorum......
Hatıraları yeniden kuruyorum.
25 yaşında kendi mühendislik ve danışmanlık şirketimi kurdum.
Yıllar içinde ekonomist oldum; projeler geliştirdim, şirketler kurdum ve onları büyüttüm.
Amerika’da kurduğum şirketle e-ticaret yaptım. Danışmanlığını yaptığım birçok işletmenin iş geliştirme süreçlerinde yer aldım.
Yaklaşık 30 yıl boyunca insanların yatırım hedeflerini anlamaya,
onları hedeflerine ulaştıracak projeleri ayağa kaldırmalarında da yanlarında oldum.
İş insanı olarak, iş geliştirme süreçlerini planlarken önce anlamaya çalışıyordum.
Sadece işlerini değil, kendileriyle ilgili tüm hikâyelerini de dinliyordum.
Zamanla aramızdaki bağ bir iş ilişkisinden öteye geçiyor, neredeyse bir aileye dönüşüyordu.
Bazen 10 yıl sonra bile, yatırım planlarını hatırlatıyor ve bunu bir iş fırsatına dönüştürüp birlikte hayata geçiriyorduk.
Başkalarının hayallerini hatırlarken, sanırım kendiminkini unutmuştum...
Çiçeklere, aromatik bitkilere ve esanslara olan ilgim ise aslında yıllar öncesine dayanıyordu..
Ziraat mühendisi olduğum yıllarda, üreticilere aromatik yetiştiricilik üzerine eğitimler verirken, bu dünyanın ne kadar derin, ne kadar keyifli ve hikâyelerle dolu olduğunu görmüştüm.
Yıllar sonra, elli yaşıma geldiğimde hikâyeleri yeniden buldum.
Artık kendi hayallerimi ayağa kaldırma vakti gelmişti...
İş geliştirme tecrübemle yeni bir girişim yapmaya hazırdım. Ve bu kez, başkalarının değil, kendi hikâyemin peşinden gitmeyi seçtim.
Ve beraberinde "Madam Cado | Atelier "doğdu.
Kendimi hatırlamak için “Annemin Kokusu” nu yazmaya başladığımda…
Unuttuğumu sandığım şeyleri. İçimde kalan, adı konmamışları...... Yazdıkça fark ettim.
Ve tam o noktada…
Sadece bir hikâye yazmadığımı anladım. Hatırladıkça derinleşen, derinleştikçe bana kendimi hatırlatan bir yolculuğun içindeydim.
Ve ben, annemin kokusunu unutmamak için kokusunu tasarlamaya başlamıştım…
Her notası başka başkaydı…
“Hatırlamak bazen bir kokuyla başlar.”

Sonrası kendimdi.... Kimdim ben ?
İş insanıydım,
evlattım,
kardeştim,
anneydim,
eş ve iyi bir dost…
Hepsi bendim. Ama hiçbirinde kendimi bulamadım.
Hepsi başka başkaydı…
İşte o zaman, koku yolculuğum daha da derinleşti.
Kendime; kendimi hatırlama yolculuğundaydım…
Kokular bana kim olduğumu soruyordu..
neyi sevdiğimi, neyi sevmediğimi…
ne olmak istediğimi… ya da olmak istemediğimi…
hayat amacımı ve dengelerimi…
Aslında hepsi en sevdiğim çiçeklerin içindeydi.
Bunca zaman hatırlayamadığım…
Ve o gün anladım:
Herkesin kendine ait bir kokusu var; Biz kokumuzu unuttuğumuzda, kendimizi de unutuyoruz...
♡
Bugün, her hikâyeyi anlamaya çalışıyorum.
Bir yolculuğu, bir hatırayı, bir özlemi…
Hikâyesi olan herkes için; kendini hatırlatan kokuyu buluyor,
onu sahibine, unuttuğu kendine geri götürüyorum......
